22 Şubat 2014 Cumartesi

sürpriz cuma


selam herkese

şuan yüzümde gülücük var çünkü bizim italyan buraya gelecek. zaten iş sebepli gelirim demişti. haftaya perşembe cuma iki gün burada olacakmış. birkaç firma ile görüşme yapacakmış. seyahatini haftasonuna kadar uzatabilirse ona istanbul'u gezdirebileceğimi söyledim. hatta otel yerine bende kalabileceğini de. planlama yapılmış öncesinde. sadece net değil diye söylememiş, dün netleşmiş. benim yakın zamanda enazından gelecek ay içinde fransa seyahat planım yoktu. onun gelmesi çok iyi olacak. gerçi detayları bilmiyorum. yalnız mı gelecek. işlerden ne kadar vakti kalacak. malum ben gecelere kadar otelde çalışmak zorunda kalıyorum bazen.

neyse, pozitif düşünmek istiyorum şimdilik. enazından iki akşamı da birlikte geçiririz diye varsayıyorum.

dün o aramadan önce daha ilginç birşey oldu. sabahtan yurtdışı bir şirketin iki elemanı ile toplantı vardı. alakam yok ama son dakika çağrıldım. toplantıda sunulan konularla en çok ilgili de ben oldum. bitiyorum gamsız telaşsız çalışma arkadaşlarıma zaten. neyse o ayrı bir sitem yazısı konusu. toplantıdaki elemanlardan biri yunanistanlıydı. muhtemelen yaşı 30 yada az altında, boyu benden bir 10 cm falan uzun, epeyce kaslı, kirli sakallı, porno filmlerden fırlamış gibi bir tip :) aklım başka işlerle ve bi kişiyle meşgul olduğu için önemsemedim önce. bi de sonuçta iş ortamı.

toplantıda sigara arası verildi, ben e-maillere bakmak için kaldım toplantı odasında. diğer arkadaşı çıktı ama o da kaldı benimle odada. sonra dışarı nasıl çıkabileceğini sordu, birlikte çıktık. biraz muhabbet ettik birkaç cümleden sonra iş dışında şeyler konuşmaya başladık. yunan ve türk toplumunun benzerlikleri. yemek kültürlerimiz, aile yapılarımız falan. bir ara evli olup olmadığımı sordu. meğer dertliymiş bu konuda. ailesi bu günlerde ona yoğun baskı yapıyormuş ama o istemiyormuş, evlenmeyecekmiş. niye evlenmediğimi falan da sordu. aslında sevmem böyle tanımadan etmeden patavatsızlıkları ama misafir diye birşey diyemedim. biraz da aşırı seksi olmasının da etkisi olabilir :) toplantı bitti yemek için çıkarıyorlar iken yanıma gelip öğle yemeği için beni dışarıya davet etti. müdür falan da varken sadece beni davet etmesine şaşırdım ne diyeceğimi bilemedim. öğle arada bakmam gereken işler olduğunu söyleyip ektim elemanı. çıktılar sonra. iş için mi yaptı, asıldı mı anlamadım tam :S
aslında elemanın kartvizitini masamda duruyor. şeytan diyor ki ara, neymiş derdi isteği öğren :)) hahaha. gerçi dünden geri dönmüştür ülkesine belki de. neyse, zaten aramam gereken kişi başka.

herkese iyi haftasonları

foto: menatplay.com

18 Şubat 2014 Salı

sanal sevgililer günü

14 şubat ve benzeri gün gecelerden nefret ederim aslında. ama sırf geyik olsun diye iş çıkışı bekarlar yemeğe gittik. her tarafımızı saran sırnaşık sevgililere, yapmacık tiplemelere rağmen bol kahkahalı bir muhabbet ettik. akşam 9 gibi eve geldim. aklım hem biriken işlerde hem de bizim italyandaydı. hani günün anlamına uyacak kadar özel bi şey olmasa da aramızda, bi telefon bi mesaj beklemiştim tüm gün. saat dokuz buçuk gibi telefonum çaldı. o sırada duşta idim. yetişemedim. sonra ben aradım ama meşguldu telefon. neyse bekledim biraz. sonra o aradı tekrar. uygunsam skypedan arayacakmış. ok dedim, skype'i açtım tabletten. bi açtım ki ne göreyim. karşımda bir yığın insan. hepsi eve doluşmuşlar eğleniyorlar. önce utandım biraz. herkes tek tek bana selam verince garip hissettim. özel biri gibi :) hatta haber sprikeri gibi falan :))
sonra ayrı bir odaya geçti. biraz konuştuk. ruhumu okşayan şeyler söyledi. sevmek dışında her kelimeyi kullandı. "keşke burada olsaydın, herşey farklı olurdu" deyince. "ne gibi" diye irdelemek ihtiyacı hissettim. detay vermedi ama anladım ne demek istediğini. bu sırada arkadaşları gelip gelip bişey soruyorlar elemana. benle ilgisi yok tabii. mutfakla ilgili şeyler sanırım.fransızca olunca muhabbetleri anlayamıyorum haliyle. gitmesi gerektiğini söyledi. kocaman bir öpücük kondurdu tabletine :) gülümsedim, daha bişey diyemeden "hayatımda olduğun için mutluyum" dedi. şaşırdım. sonuçta dünyanın bi ucunda bi adam daha pek de tanımadığı birine "hayatımdasın" diyordu. "ben de" diyebildim. sonra kapattık gitti.

bir saat kadar sonra whatsapp'da bir fotoğraf. eline çikolata sosu gibi birşeyle adımı yazmış, onun fotosunu çekip yollamış. hem komik, hem de güzel. ben de gülümser gibi yapıp simpson pijamalı mayışık halimi fotoğraflayıp yolladım. sonrasını hatırlamıyorum, uyumuşum :)

sabah uyanınca gördüm cevabını. daha doğrusu cevaplarını :)

hayatımın ilk sanal 14 şubat'ını yaşamış oldum böylece. sırada sanal seks, sanal kavga falan var sanırım :D

7 Şubat 2014 Cuma

italian job

selamlar herkese

2014 çok yoğun başlamıştı. yılbaşından bu yana acayip yoğun. çoğunlukla yurtdışında idim ve tamamen yalnız. işler yoğun olunca çoğu akşam uyuyana kadar otel odasında çalışarak geçiyor. çok az da olsa gezip dolandım. ocak ayının ortası, fransa'da idim. nasıl cesaret ettim bilmiyorum ama bir akşam yemek sonrası dolanırken bir gaybara girdim. hayatımda gaybar ortamında bulunuşum bir elin parmaklarını geçmez normalde. ama nezih bi yerdi. oturdum, fransız aksanı ingilizce konuşan bir garson geldi, siparişimi verdim bekliyordum. o sırada takım elbiseli sakallı tipi düzgün bir adam girdi. türk sandım önce :)

yiyecek birşeyler söyledi. yanımdaki masaya oturdu. bir iki gizli gizli bakıştık ama bir yandan da cep telefonumda birşeyler okuyorum. bi ara bi ses duydum. adam bana ispanyol olup olmadığımı sordu. hayır türküm dedim. birden gülümsedi. geçen ay istanbul'a gelmiş iş icabı. türkiye'de bi distribütör ile sorunları olmuş yönetici olarak çalıştığı şirketin. anlaşmayı gözden geçirmişler ve ilişkiyi bitirmişler. yeni distribütör arayışındalarmış :) bi anda kendimi iş görüşmesi gibi bir ortamda buldum. aslında iyi para olan bir iş gibi göründü gözüme ama benim hiç ilgim olmayan bir alan diye bu konuda tanınmış bildiğim firmaları söyledim. biraz daha iş konuştuktan sonra isimlerimizi söylemediğimizi farkettik :) tanıştık sonunda. italyanmış eleman. ama şimdiye kadar gördüğüm ingilizcesi en düzgün italyan. 

benden 3 yaş büyük ama benden en az 3 yaş küçük görünüyordu. üstelik garip bi şekilde sevimli. o takım içindeki hallerine rağmen. acelem var arkadaşlarım gelecek dedi. yemeği bitirip çıktı ama bana kartını verdi. gitmeden vaktin olursa ara birşeyler içeriz dedi. yılışık olmaması, benim gibi işinde gücünde bi tip olması güven verdi. iki akşam sonra yürüyüşe çıktığımda aradım. adımı söyleyince tanıdı hemen. ben dışarı davet ettim ama o evine davet etti. normalde dolandığım yere yakındı. önce kararsız kaldım ama sonra yiyecek değil ya. gideyim değişiklik olur dedim. ama kayboldum resmen. 7-8 dakikalık yolu yarım saat dolandım. en son aradım, kayboldum dedim. tarif etti. neyse çaldım kapıyı, katına çıktım. kapıyı açınca bi köpek havlamaya başladı. şu kısa bodur sosis köpeklerden ama irice ve yaşlıca birşey. içeri aldı ama köpek hala havlıyor. ilk söylediği sakın köpeğe dokunma oldu. çok kızıyormuş. geçtim oturdum, o da kahve yaptı üşümüşümdür diye. köpek de gelip oturduğum koltuğa serildi ve uyudu. bildiğin horluyordu. bende de bir endişe, şimdi sırnaşırsa ne yapayım :) diye. konu dönüp dolandı gönül işlerine geldi. bir yandan da altta slow bi müzik çalıyor. ben durumu kısaca anlattım. o da anlattı. 8 yıllık bir ilişkisi bitmiş 7 ay kadar önce. şuan özel birşey yokmuş hayatında. aslında konuştukça aile hayatlarımız dahil bir çok ortak yanımız olduğunu gördük. ne ben ne o rahatsız edecek birşey sormadık ve yapmadık. ben iki gecedir uykusuzdum, müsaade isteyip kalktım. o sırada çok sevdiğim bir şarkı çalıyordu. ben bu şarkıyı çok severim dedim. tam da sarılıp çıkıyordum. bırakmadı birden :)) bildiğin sarılı kaldık ve şarkıda dans etmeye başladı benimle :) ne diyeceğimi ne yapacağımı bilemedim. bildiğin elimi tuttu, sarıldı ve dans etti. hiç rahatsız hissetmedim, aksine başımı omzuna yasladım iyice. sanırım bi 10 dk öyle kaldık. sonrası yatak odası diye düşünüyorsunuz ama hayır. ben artık gideyim dedim. tek söylediği "seninle tanıştığıma çok memnun oldum". o gün döndüm otele ama iki gün aklımda kaldı eleman. ama bu arasın diye bekledim. haftasonu aradı. ben başka bir yere geçmiştim iki günlüğüne. dönünce aradım, tekrar görüştük. iki arkadaşı da vardı bu defa. iki kız. kızlar gelin görmeye gelmiş kaynana gibi incelediler beni :)

sonraki günler görüşemedik ama telefonda konuştuk. gitmeden kısa bi geldi otele. tam check-out yapmış çıkıyordum yakaladı. lobide görüşebildik. türkiye'ye davet ettim. mutlaka geleceğini söyledi. 

türkiye'ye vardım telefonu açtım, whatsapp'da bir mesaj. benden çok hoşlandığını yazmış. bende benzer şeyler hissettiğimi yazdım. 

o günden bu yana yazışıyoruz gün içinde, arada konuşuyoruz. hani birşey olduğundan değil ama yeniden heyecanlanmak güzelmiş.