akşam geldi paşam. şaşırdım ilk gördüğümde, bıyık bırakmış. kirli sakallı hallerine alışıktım ama hani bıyıkta çok fena yakışmış ahmet'e. geldik eve ama acaip gairp hislerle. işte heyecanı atmak için her türlü saçma konuyu açıp konuştuk yolda :) eve girince de sustuk birden. artık o başı bağlıya benden ürkmesin diye yanına değil karşısına geçip oturdum. bişeyler hazırlamıştım gelmeden hemen yemeğe geçtik, sonra o kötü havada deniz görmek istediğini söyledi. sahile indik delinin aklına uyup. üşüdük haliyle attık kendimizi bulduğumuz ilk kafeye bişeyler içtik. orda biraz daha derin mevzulara daldık. kendi açtı hatta konuyu. evliliğe karar verişini ve geldiği noktayı. düşündüğü kadar korkulacak bi süreç olmadığını söyledi. ben tabi kendi şartlarımda sözlerini değerlendirmeye çalıştım o konuşurken. kızdan bahsederken gözlerinin içi gülüyor. sevincini mutluluğunu kıskanmadım değil.
eve geldik o bi duşunu aldı uyumadan, zaten yorgundu geçip uyudu. benimde işlerim vardı, okumam gereken şeyler. onlara daldım. tam odama geçerken üstü açılmışmı diye kontrol edeyim dedim. ama o kadar tatlı uyuyoduki sarılıp uyuyasım geldi o an. hemen çıktım odadan. sonra bende uyumuşum zaten. bugün güzel bi kahvaltı yaptık, o hazırladı :) biraz öncede dayısına gitti, kısa bi ziyaret edip gelecek. akşam için bi plan yapmadım, gelse de bi karar versek diyorum. ama aklımda karşıya geçmek var. bakalım artık.
foto=california costumes















