7 Şubat 2014 Cuma

italian job

selamlar herkese

2014 çok yoğun başlamıştı. yılbaşından bu yana acayip yoğun. çoğunlukla yurtdışında idim ve tamamen yalnız. işler yoğun olunca çoğu akşam uyuyana kadar otel odasında çalışarak geçiyor. çok az da olsa gezip dolandım. ocak ayının ortası, fransa'da idim. nasıl cesaret ettim bilmiyorum ama bir akşam yemek sonrası dolanırken bir gaybara girdim. hayatımda gaybar ortamında bulunuşum bir elin parmaklarını geçmez normalde. ama nezih bi yerdi. oturdum, fransız aksanı ingilizce konuşan bir garson geldi, siparişimi verdim bekliyordum. o sırada takım elbiseli sakallı tipi düzgün bir adam girdi. türk sandım önce :)

yiyecek birşeyler söyledi. yanımdaki masaya oturdu. bir iki gizli gizli bakıştık ama bir yandan da cep telefonumda birşeyler okuyorum. bi ara bi ses duydum. adam bana ispanyol olup olmadığımı sordu. hayır türküm dedim. birden gülümsedi. geçen ay istanbul'a gelmiş iş icabı. türkiye'de bi distribütör ile sorunları olmuş yönetici olarak çalıştığı şirketin. anlaşmayı gözden geçirmişler ve ilişkiyi bitirmişler. yeni distribütör arayışındalarmış :) bi anda kendimi iş görüşmesi gibi bir ortamda buldum. aslında iyi para olan bir iş gibi göründü gözüme ama benim hiç ilgim olmayan bir alan diye bu konuda tanınmış bildiğim firmaları söyledim. biraz daha iş konuştuktan sonra isimlerimizi söylemediğimizi farkettik :) tanıştık sonunda. italyanmış eleman. ama şimdiye kadar gördüğüm ingilizcesi en düzgün italyan. 

benden 3 yaş büyük ama benden en az 3 yaş küçük görünüyordu. üstelik garip bi şekilde sevimli. o takım içindeki hallerine rağmen. acelem var arkadaşlarım gelecek dedi. yemeği bitirip çıktı ama bana kartını verdi. gitmeden vaktin olursa ara birşeyler içeriz dedi. yılışık olmaması, benim gibi işinde gücünde bi tip olması güven verdi. iki akşam sonra yürüyüşe çıktığımda aradım. adımı söyleyince tanıdı hemen. ben dışarı davet ettim ama o evine davet etti. normalde dolandığım yere yakındı. önce kararsız kaldım ama sonra yiyecek değil ya. gideyim değişiklik olur dedim. ama kayboldum resmen. 7-8 dakikalık yolu yarım saat dolandım. en son aradım, kayboldum dedim. tarif etti. neyse çaldım kapıyı, katına çıktım. kapıyı açınca bi köpek havlamaya başladı. şu kısa bodur sosis köpeklerden ama irice ve yaşlıca birşey. içeri aldı ama köpek hala havlıyor. ilk söylediği sakın köpeğe dokunma oldu. çok kızıyormuş. geçtim oturdum, o da kahve yaptı üşümüşümdür diye. köpek de gelip oturduğum koltuğa serildi ve uyudu. bildiğin horluyordu. bende de bir endişe, şimdi sırnaşırsa ne yapayım :) diye. konu dönüp dolandı gönül işlerine geldi. bir yandan da altta slow bi müzik çalıyor. ben durumu kısaca anlattım. o da anlattı. 8 yıllık bir ilişkisi bitmiş 7 ay kadar önce. şuan özel birşey yokmuş hayatında. aslında konuştukça aile hayatlarımız dahil bir çok ortak yanımız olduğunu gördük. ne ben ne o rahatsız edecek birşey sormadık ve yapmadık. ben iki gecedir uykusuzdum, müsaade isteyip kalktım. o sırada çok sevdiğim bir şarkı çalıyordu. ben bu şarkıyı çok severim dedim. tam da sarılıp çıkıyordum. bırakmadı birden :)) bildiğin sarılı kaldık ve şarkıda dans etmeye başladı benimle :) ne diyeceğimi ne yapacağımı bilemedim. bildiğin elimi tuttu, sarıldı ve dans etti. hiç rahatsız hissetmedim, aksine başımı omzuna yasladım iyice. sanırım bi 10 dk öyle kaldık. sonrası yatak odası diye düşünüyorsunuz ama hayır. ben artık gideyim dedim. tek söylediği "seninle tanıştığıma çok memnun oldum". o gün döndüm otele ama iki gün aklımda kaldı eleman. ama bu arasın diye bekledim. haftasonu aradı. ben başka bir yere geçmiştim iki günlüğüne. dönünce aradım, tekrar görüştük. iki arkadaşı da vardı bu defa. iki kız. kızlar gelin görmeye gelmiş kaynana gibi incelediler beni :)

sonraki günler görüşemedik ama telefonda konuştuk. gitmeden kısa bi geldi otele. tam check-out yapmış çıkıyordum yakaladı. lobide görüşebildik. türkiye'ye davet ettim. mutlaka geleceğini söyledi. 

türkiye'ye vardım telefonu açtım, whatsapp'da bir mesaj. benden çok hoşlandığını yazmış. bende benzer şeyler hissettiğimi yazdım. 

o günden bu yana yazışıyoruz gün içinde, arada konuşuyoruz. hani birşey olduğundan değil ama yeniden heyecanlanmak güzelmiş.

11 yorum:

  1. öncelikle, yaşadığına sevindim.
    bu çocuk gitti kendini surların orda bi yerlere attı diye endişe ediyodum içten içe :P

    sonra,
    yeni italyan arkadaşının olmasına bayıldım. abi (dikkat edersen sana - abi - diyorum) medeniyet görmüş toplum öyle yaa :) flörtleşmeleri bile farklı oluyo :) seni romantik rezil şey :) yatağa girdik deseydin büyü bozulurmuş gibi geliyor.

    +
    henüz seni göremediğimiz için adam hakkında fikir sahibi olamıyoruz.

    arada yaz, özletme.

    xoxo

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaşıyorum :) ölmedim. ama iş bazlı bi yaşam benimkisi bu ara.

      valla aslında italyan ingiliz takıntım da yoktur ama denk geldi. yatak olayına gelince, eskisi kadar cesur değilim sanırım. yaş geçince arzular da azalıyor belki.

      eleman yakışıklı. eski resimlerini de gördüm epey tatlı :) ama sakal ve sürekli takım içinde olması güzel görünüyor. seni artık anlıyorum sanırım :))

      Sil
    2. biliyosun, bi gün serpil çakmaklı gibi saçlarımı devasa bir toka ile tepemde toplayarak seninle karşılıklı dertleşicez. anlayacağın çok şey olacak daha.

      Sil
  2. Geçen dolanırken aklıma geldin. Bizim muhterem yazmıyor artık dedim. Özledim çünkü senin Sıdıka tarzı günün özeti günlük havasında, açık, net ve yalın üslûbunu.. Italyan diyorsun, otesi var mi?:) ne yalan söyleyeyim ikinci buluşmada şehvet olur dedim ama olmaması daha güzel olmuş.. Ne diyelim, devamı uzun soluklu ve mutlu olsun..

    Aramızda olduğunu hissetmek güzel..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sıdıka mı :)

      dürüst olayım şehvet olurdu aslında, ama deli gibi iş vardı. geceleri bile otelde çalıştım. ee enerji bitince insan başka şey düşünmüyor. hoş o istermiydi bişi olmasını bilmiyorum. aylardır birşey yaşamamış biri olarak hayır demezdim. ama işte yaşanır biterdi. şimdi hiç değilse aklımda biri var :)

      iyi dileklerin için teşekkürler :)

      Sil
    2. Sıdıka çocukluğumun en güzel sitcomuydu. Hâlâ tadı damağımda. Ara ara netten izlerim. Zekiceydi espiriler bile. Günümüz dizilerine bakınca hele..

      İyi ki olmamış evet, kullan at mantıklı bir şey yaşamaktansa hâlâ görüşüyor olman daha güzel bence de.

      Rica ederim biseksüel. Mutluluk ve mösyö ile kal;)

      Sil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. ooooo her gittiğin yerde birini bırakıyosun. gemici olsan iş daha fena :D her limanda biri olucak :D bu arada fransaya gitmekte iyiymiş. bu ay sonu bende gidicem ama fransızcam yok ve ordakilerin ortak özelliği fransızca konuşmayanla muhattap olmamasıymış deniliyor. :( ayrıntılı bir mail bekliyorum :D birde nerde ne yiyebilirim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yok be. şimdiki gençlerin yanında çok yavaşım. toplasan bir elin parmakları kadar insan girdi çıktı hayatıma zaten.

      fransızlar ilginç. evet ingilizce bilen, hele hele ingilizcesini anlayabileceğin birini bulmak sorun :) inadına fransızca konuşan tipler de cabası. bi ara yazayım ayrıntılı.

      Sil
  5. Bugün 14 Şubat, mesajlaşmalar devam ediyor mu ve durum nedir merak ettim açıkçası. Bir de bakarsın, sana güzel bir sürpriz yapar :)

    YanıtlaSil
  6. Mesajlaşmalar son gaz devam. Türkiye de kurulan lobilerin ardı arkası kesilmiyor. En son kurulan Pornolobisi ise resmen gündeme bomba gibi düşüp damgasını vurdu. Özelliklede Porno lobisi sikiş videoları mükemmel. Kurulan en tahrik edici lobi bu bence.

    YanıtlaSil