24 Nisan 2010 Cumartesi

ben napıyorum?

napıyorum? napıyorum? napıyorum? napıyorum? napıyorum? napıyorum?
bi saattir bu soruyu soruyorum kendime.

ahmet'le buluşmuştuk sabahtan. dışarıda kahvaltı yaptık. sonra gezelim dedik. arabada radyo çalıyoken ikimizinde çok sevdiği bir şarkı çalmaya başladı. tek kelime etmedik, dinledik. bir ara gözucuyla baktım, ağlamıştı. ondan sonra da sessiz kaldık uzun bi süre. adeta o an ruhlarımız konuştu birbiriyle. daha doğrusu ben öyle hissettim. o an bilinçsiz bir şekilde evin kapısına sürdüm. hani vereceği tepkiyi bile bilmeden yaptım bunu. kapıda durdurdum arabayı. elini tuttum, kendime çektim. gözündeki korkuyu okudum. arabadan çıktım, birkaç saniye tereddüt ettikten sonra o da çıktı. asansöre binerken bile gözgöze gelmedik. kapıyı açtım ellerim titreyerek. içeri girdik, ama ayakkabılarımızı bile çıkaracakken kadar dayanamadık. sanki bir mıknatıs gibi çekildik birbirimize. sarıldık sıkıca. o kadar özlemişimki o sıcaklığını saflığını. ağladım bende. içeri salona geçtik sonra, yanyana birbirimize bakmadan oturduk öyle bi süre. sonra eline dokunmak istedim. ellerimin ellerinde terlemesini istedim. parmaklarımı parmaklarına geçirdim. başımı omzuna yasladım. kalbinin sesini duyuyordum ta omzundan. bir ara saçımı kokladığını hissettim. nefesini hissettim çünkü. o an ne mantığım ne de başka sebepler bana dur diyebilirdi. öyle başım omzunda ölmek istedim. gerçekten hep öyle huzurlu bir anda ölmek istemişimdir çünkü. dua ettim içimden. insan ölmek için dua eder mi. benim gibi bi manyaksa eder. ölmedim ama benzer bişey oldu. uykuya daldım hiç ama hiç uykum yokken. 3 saat kadar uyumuşum öyle oturduğum yerde. uyandığımda yanım boştu. önce rüyamı gördüm diye düşünürken, sonra anladım ahmet'in ben uyurken gittiğini. gitti ama bi yığın soru kaldı kafamda. muhtemelen onun da kafası aynıdır.

ama bunu yaptığıma cidden inanamıyorum. tam herşeyi kendimce düzene koyuyorken arı kovanına çomak soktum resmen, hemde bu sefer onunda kafasını karıştırdım. kendime ne kadar kızsam, küssem az.

11 yorum:

  1. offff ara hemen
    çok mu kolay bulunuyor sanki
    çok mu kolay yaa...
    inanamıyorum
    ara hemen...

    YanıtlaSil
  2. içinden geleni yapıyorsun ve belkide en iyisi.. hayat ertelemeye gelmiyor

    YanıtlaSil
  3. Neden kendine kızıyorsun biseksüel? Bence kızma, çünkü sen içinden geldiği gibi davrandın ve ben bunda yanlış bir şey göremiyorum. Ara Ahmet'i, belki yeniden beraber olacaksınız. O'nun da kafası karışmış olabilir ve eğer karıştıysa, konuşarak çözün bu karışmışlığı. Bir sevgi kolay bulunmuyor! Bunu asla unutma...

    YanıtlaSil
  4. öyle bir durumda nasıl 3 saat kadar uyursun anlayamadım :))

    YanıtlaSil
  5. hayatımda sizin kadar ota boka ağlayan 2 erkek görmedim walla..
    her lafın sonunda bi ağladım var mutlaka.
    yanlış anlama lütfen tuhafıma gidiyor sadece

    YanıtlaSil
  6. offf gençbiranne yaaaa... senin yaşlılığın nasıl olacak :)

    YanıtlaSil
  7. bir an önce kopar aranızdaki herşeyi. Ahmet canı istedikçe hayatına girip olmadığını anladıkça çıkacak. Sende oturup ağlayacaksın. Ahmet in geleceği için neler istediğini sende biliyorsun. Kendini yalnız hissettikçe çat kapı gelip seni altüst etmesine izin verme. Basretsizsin. Sök at şunu artık. Birbirinizi seviyoruz diye hayatını zehir etme. Birgün ona istediklerini verebilecek bir kadın bulunca seni hatırlamayacak bile. Basiretsiz davranma.

    YanıtlaSil
  8. Şimdi neden Ahmet kötü adam oldu ki, bu ona da haksızlık... iki kişi arasında son derece saf bir durum bu. Birlikte çözecekler, bu türden at, kopar, yok say cümleleri çok vahşi...
    İki kişi yaşıyor, olanlar tek taraflı değil. Ahmet'in B'den daha az acı çektiğini kim savunabilir...
    Yalnız anlamadığım; oturulur, konuşulur her şey, tekrar tekrar hem de, işte bunu neden yapamadıklarını ben gerçekten anlamıyorum.
    Yeri gelmişken üstte gençbiranne için yazdıklarımı da geri alıyorum. Tepkisinden korktuğumu itiraf ederek...

    YanıtlaSil
  9. tüm yorumlar benim içseslerim gibi adeta. garip oldum okurken.

    aslında ahmet kötü biri değil ama bu tereddütlü halleri ikimizinde kötülüğüne. bazen sevgi yetmiyor. yetmiyormuş. leyla'ya bi anlamda katılıyorum. sanırım mesafe koymalıyım. eğer arkadaş kalmaya çalışıyorsak bunu yapmalıyım.

    gencbiranne, aslında sulugöz değilim. ayda bir gözyaşı dökmek çok mu ya :) bak millet senden korkuyomuş bu arada. hahahaha

    YanıtlaSil
  10. @adsız; öncelikle hariçten gazel okumadığımı bilmeni isterim. Bu ikilemleri birebir yaşadım. Biseksüel bir adamla oturacağımız evi döşerken, nişanlıyken ayrıldım. Her zaman ikilemleri var. Gel gitler arasında hem kendileri hem sevdiklerini yıpratıyorlar. Bir gün sana geldim diyerek göğsünüzde uyurken ertesi gün olmuyor gelecekte ne olur bilemiyorum deyip çekip gidiyorlar. Ahmetin gelecekle ilgili isteklerini hepimiz biliyoruz be Ali herkesten daha iyi biliyor. Bu ikilemleri yaşatmaya hakkı yok Aliye. Belki benimde bu kadar kati bir şekilde fikir beyan etmem doğru değil ama yaşadıklarımdan dolayı hissedilenleri çok iyi anlayabiliyorum.

    YanıtlaSil
  11. hersey olacagına varır zaten... seni ne mutlu ediyorsa onu yasaman dilegi ile..

    YanıtlaSil