22 Nisan 2011 Cuma

gerçekten üzgünüm

şuanda inanılmaz üzgün ve mutsuzum. hem ahmet'in durumu için hem de onu kırdığım için.

iletişimi kesmiştik normalde son olanlardan sonra. hani o da yoluna rahat devam etsin diye aramama kararı almıştım. ama durum düşündüğüm kadar iç açıcı değilmiş. geçen hafta nişanı atmışlar karşılıklı konuşup. 2 gündür de biraz değişiklik olsun diye istanbul'daymış. beni aramamış önce rahatsız olacağımı düşünerek. hani tamam ona kızgınım falan ama böyle bi durumda hayatımda iz bırakan bi insanı dinlemeyecek kadar da vahşi değilim. bugün arayabilmiş.

konuşurken ağlamaya başladı birden, dayanamadım "görüşelim bir yerde konuşalım" dedim. çıktım ofisten işleri yarım bırakarak. arkadaştan rica ettim tamamlasın diye. dediğim yere gittim, oturmuş bekliyordu düşünceli bi şekilde. konuştuk biraz, gözleri kızarmıştı ağlamaktan. sorunları aşamamışlar, ama kararı almayı kız istemiş. biraz daha detaylı anlatınca bu süreçte ahmet'in de hataları olduğunu anladım. ama "hayırlısı olsun" demekle yetindim. normalde yakışıklıyla bu akşam spora gidecektik, onu aradım o arada, geç geleceğimi söyledim. ahmet "o mu" dedi, "evet" dedim. büzdü dudağını, yüzü yeniden düştü. bi tepki vermedim. bikaç dakikalık sessizlikten sonra "kalkalım madem sen de geç kalma" dedi. rest çeker gibi yapınca alttan alıp "yok oturalım biraz daha" diyemedim. "tamam kalkalım" dedim. kalktık, onu dayısının oraya bırakayım dedim. arabada bişeyler mırıldandı. "anlamadım" dedim. "yok bişey" dedi. buna da üstelemeden "tamam" dedim. gerildi bu sefer biraz. bikaç dakika sustuk yeniden. sonra birden sağ elimi tuttu. önce anlam veremedim zaten, tepki de gösteremedim. ama sonra çektim elimi. sessiz sessiz ağlamaya başladı. tutamadım o an kendimi, normalde onu iyi hissettirecek bi konuşma yapmam gerekirdi belki ama öyle olmadı. biraz sert bişekilde yaptığının yanlış olduğunu söylemeye çalıştım. sonuçta mutlu bi düzenim ve hayatım olduğunu vurguladım ve geldiğimiz noktada onun payının büyüklüğünü hatırlattım. dayısının evine daha vardı ama bana inmek istediğini söyledi. "hayır varalım inersin. lütfen böyle yapma" dedim. ama "lütfen durur musun" dedi biraz bağırır gibi. bi hışımla bastım frene ben de. çıktı hemen yüzüme bile bakmadı. vedalaşmadık bile. bastım gaza gittim spora. ne yalan söyliim, çok üzüldüm yaptığıma hatta onu o üzgün durumunda daha da üzdüm diye ağladım bikaç damla. ama keşke biraz empatik olsa bana yaşattıklarından sonra onunla konuşmamı bile iyiniyetim olarak görebilirdi. yok öyle görsün gibi bi çabamda yok ama bu gizli hisleri taşıyan herkes kabul eder ki, insan bu konularda bişey yaşamasa da konuşabileceği güvenebileceği birini istiyor yanında. ben ona bu mesafede kalmaya razıydım ama o tekrar eskisi olsun gibi bi tavır sergiledi. olamaz ki, benim kalbim artık başkası ile dolu. hem de şimdiye kadar hiç olmadığı kadar dolu ve şimdiye kadar hiç olmadığı kadar rayında herşey. bunu o dahil, hatta ailem ve dostlarım dahil, kimsenin bozmasına müsade edemem. kimse kusura bakmasın bu konuda. mutluluk pazarda satılan bişey değil, yolda ikide bir karşılaşılan bişey değil. ben 40 yılın başı böyle bi hazine bulmuşum nasıl vazgeçeyim, nasıl bozulmasına müsade edeyim.

yine de üzgünüm işte. umarım beni anlar.

12 yorum:

  1. en doğru olanı yapmışsın, zira "yakışıklı" , "ahmet" in kusura bakma ama "bencilce olan" hareketlerini haketmiyor

    YanıtlaSil
  2. o gay ben de, olanları yakışıklıya yansıtmamaya çalışıyorum. insan geçmişinden kaçamıyor bi yerde, bazı sebeplerden ötürü sorumlu hissedebiliyor. ahmet'in de yaşadıklarımdan ötürü sorumlu hissettiğine eminim. ama şuan ben mutluyum o mutsuz. bu durumda napılır bilemiyorum. çünkü onu mutlu edecek şey beni artık mutlu etmez. çünkü o durumda yakışıklıyı üzmem gerekecek ki bu hayatta yapmak isteyeceğim en son şeydir.

    YanıtlaSil
  3. şimdiye kadar Ahmet hakkında hep iyi düşündüm ben ama bak bu olmamış...
    canın yanıyor diye eski arkadaşına dönmeye çalışmak olmamış. Yakıştıramadım. Hayatında biri olmasa sorun değil ama olduğunu bildiği halde... daha büyük sorun şu: hiçbir zaman sana senin istediğin gibi gibi kendini adayamayacağını bldiğini sanıyorum. hayatında biri varken dönmeye çalışması da bir yere kadar. ama adayamayacağımı bildiği halde gelmesi... işte bunu yakıştıramadım. çünkü bu benim gözümde bir insana yapılabilecek en büyük yamuklardan.. ne yaptın ahmet sen, bunun farkında olmadığını umarım... en azından seni sevmiş bir insana... nadas lazım.

    YanıtlaSil
  4. Tuhaf ama bu bir gerçek sanırım.
    Her gelen öyle ya da böyle geliyor.Üzgünüm ama Ahmet bencilce davranıyor,kendisi seni yalnız bırakırken,nişanlanırken umursamazca davrandı,şimdi gelip de senin düzenini alt üst etmeye ne hakkı var.Yürüsün gitsin.Evet,üzgün olman normal ama sakın sakın üzgün de olsan,elindekini yitirme!Neticede,dediğin gibi "hazine" kolay bulunmuyor!

    YanıtlaSil
  5. şu anda memelerini fora etmiş ve mum ışığıındaki şuh bakışlı oya ayoğan gibi soruyorum elimde slim fit sigara ile:

    sen ahmet'le hala neden buluşmaya filan kalkıyosun?


    bu soru gayet ciddiyetle soruldu ve ciddiyetle yanıt bekleniyor.

    YanıtlaSil
  6. Hata !!!!
    1)Ahmetle buluşmaman lazımdı
    2)Onunla buluşmanın nedeni aslında ona empati duyman teselli etmen değil çektiği acıyı görmekti ve gördün rahatladın
    3)Yakışıklıyı çantada keklik görüp ahmetin acılarının daimi olacağını sanma herkesin bir devri vardır.
    4)Bu nedenle şu anın tadını çıkar
    Drama queenlik yapma

    YanıtlaSil
  7. ooooo haftasonu neler olmuş öyle :(

    şunu unutmamalı ki ikilemde ve tam ortada olan insan bazen yalnız bırakılmalı. ki gideceği yönü kendi karar vererek gitsin. ne senden cesaret alsın nede başkasında umut arasın kendi düşüncesine göre yön vermeli.

    tabi bunu söylemek kolay. umarım en kısa sürede kafasını toparlayabilir. ve ali abim sende pek bir hata yapmamışsın ama üzüldüğün konu onun yaşadığını seninde daha önce yaşaman. kendin bu konuda daha çok empati yapabiliyorsun. bir geçiş aşamasındasınız ikinizde.

    atlatırsınız umarım çabuk sevgilerle...

    YanıtlaSil
  8. Bence de artık olay iyi niyetten çıkmış durumda, gereksiz drama yaşıyorsunuz, o kendini anlayacak birini beklemiyor, o eskisi gibi mutlu olmak istiyor sen de bir araçsın, tıpkı o ayrıldığı kız gibii; sen de onun acı çekmesinden gizli bir haz alır haldesin ve süper dost eski sevgili olma fantazisindesin ama olmaz, eski sevgiliden dost most olmaz...

    YanıtlaSil
  9. neyfa, ben de üzüldüm olanlara ve tepkilerine kızgınım hatta. umarım anlar hatalarını ve hayatının geri kalanında yapmaz yeniden. bunun dışında sitem edip durumu daha da acıtan bi hale dönüştürmek istemiyorum şimdilik.

    üsturupsuz yazar, huzurumu asla bozdurmam. asla. bu konuda net olduğumu ona da ifade etmiştim zaten. içimdeki sevgi bu durumlarla bulanacak durumun ötesinde şuanda.

    x-coach, en şuh halinle sorduğun soruya bile cevabım yok :( nedeni yok, vefa desem değil, özel hisler desem değil. sadece önemsediğim birine acısını paylaşma çabası.

    YanıtlaSil
  10. karakitap, senin düşündüklerin gibi düşünüyorum ben de ama gel gör ki insan bazı şeyleri o an gelince yaşayıp öğreniyor. kimseyi de çantada keklik görmüyorum. aksine her geçen gün daha dikkatle davranıyorum konuşuyorum yakışıklıya.

    serhat, umarım toparlar senin de dediğin gibi. yalnız bırakılması durumuna gelince, tepkilerinden sonra yapaileceğimi bilmiyorum.

    tommytrend, ben araç olacak konumda değilim ki artık. mutlu olan biriyim ve durumumdan çok memnunum. ama dediğin son söze katılmaya başladım yavaştan. eski sevgilinden dost olmayacağı gerçeğine

    YanıtlaSil
  11. Dediydi demiştin cümlesi:

    "Yakışıklı diye kodladığın kurtarıcın Ahmet yerine bulduğun biri. "

    ben sen değilim sen ben değilsin.Fakat ve lakin ,Ahmet için yakacaksın buu çocukla olan köprüleri.Yazık edeceksin AĞABEY.

    YanıtlaSil
  12. coach loves karakitap.
    yeminle.
    bu kadar açık, net ve kafana dank edici birşeyi hiçbirimizi sana söylemedik.bravo valla.

    YanıtlaSil