26 Nisan 2011 Salı

sevdiğim adam


ahmet geçenki olaydan sonra aramadı haftasonu. ama sakin kafayla hatasını farkedip özür mesajı atmıştı dün ve benim aramamı bekleyeceğini yazmıştı. kızgınlığım geçmediği için cevap verme gereği bile duymadım.

bu akşam da sevgilimle sözleşmiştik, birlikte evde bi film izleyelim diye. tam daha yemeği yiyorduk ki telefonum çaldı. ekranında da 312li bi numara. aklıma ilk ahmet geldi ama başka biri de olabilir diye açmak istedim. yanılmadım, ahmetti. özür dileyerek başladı sözlerine ve devam etti. ben bişey demedim. konuşmanın uzayacağını farkettim ve "misafirim var, içeri geçmem lazım" dedim. "tamam" dedi o da. içeri geçtim ama tabi ben yüzümdeki ifadeden bihaberim. aklımda "ya yine çok mu kırıcı oldum ahmet'e karşı" sorusu.

telefon çalınca başka yere kaçtığım için yakışıklı bikaç kez sormuştu daha önceden. hatta "beni aldatıyor musun" diye şaka yollu takılmıştı. ama bu sefer suratımın düşmesinden iyice kıllanmış olacak ki, geçiştirmedi. "bişey yok" falan desem de, "sen benden bişey gizliyorsun" deyip suratını astı bu sefer. durduk öyle bikaç dakika. o an bi cesaretle durumu onla paylaşmam gerektiğini düşündüm ve "şeyyy" diye geveleyerek başladım lafa. kıskançlık damarını körüklemeyecek şekilde anlattım ahmet'i ve aramızda olanların bir kısmını. zaten kendisini tanımadan önce birini sevdiğimi biliyordu. ama o kişiyle ilgili başka hiçbir bilgisi ve hala hayatımın bi yerinde olduğunu falan bilmiyordu. ben anlatırken hiç bakmadı yüzüme. ama hiç. sadece kafasını eğip dizlerine baktı öylece. durumu izah etmeye çalıştım yapabileceğim en uygun dilde. hatta ben konuşurken bi deli cesaretiyle bu konuyu ona açtığım için pişmanlık duymaya başlamıştım bile. "offf ne diye açtın bu konuyu" dedim kendi kendime. daha da kötüsü bu konuşmanın sonunda terkedilme ihtimalimi bile düşündüm biraz abartıp ve acaip kötü oldum. hatta sesim çatallandı. "ne yapabilirim bilmiyorum" diye bitirdim lafımı. o da biraz duraksayıp "bilmem" dedi biraz sitemkar bi sesle. ikimizde sustuk, ben ona o önüne bakarken. o ara kalbimden aklımdan geçenlerin haddi hesabı yok. zamanı geriye çevirmek istiyorum sadece. konuşmanın tam öncesine.

bi tepki vermeyince ben bilinçsizce başımı dizine koydum. tek istediğim bu anlattıklarımdan sonra bana dokunmasıydı. tam "bana çok kızdı belki de küstü" diye düşünürken o saçlarımı okşadı. sonra "zor" dedi. ben benim durumumu kastediyor sandım önce. "onun için çok zor bi durum" dedi. empatik cümleler kurdu. ben tabii şaşkınım. bi de "senin sevdiğin insan değersiz biri olamaz" dedi, hepten şaşırdım. çok uzatmadı lafını "ona yardım etmelisin" dedi. o ana kadar öylesine ciddi konuştuki, en son "ama beni aldatmamak şartıyla" lafına birlikte koptuk. o gülümsemeyle sarıldım ona. öyle sıkı sarıldım ki, kulagına "işte benim sevdiğim adam böyle bi adam" dedim sessizce. sonra da defalarca "seni seviyorum" dedim gözlerinin içine doya doya bakarak ve bugün birkez daha aşık oldum.

biraz durduktan sonra çıktı o da. çıkarken "ara onu" dedi bana. beni yine şaşırttı. aslında beni deliler gibi kıskandığına eminim. ama bana olan güveni bunun da üstünde sanırım. bunu bilmek beni ayrıca mutlu etti. bi de sanırım yakın bi zaman önce o da evliliğin eşiğinden döndü diye bu konuda anlayış gösterdi. her neyse, sebep ne olursa olsun benim asla yapamayacağım bişeyi yaptı bugün sevgilim. gözümdeki, kalbimdeki, aklımdaki yeri o kadar büyüdü ki, o kadar büyüdü ki anlatamam. ben bu adamla çok mutlu olduğumu ve olacağımı bi kez daha anladım.

foto= roblandimages.com

21 yorum:

  1. umarım kendini kandırmıyorsundur :/ zira yakışıklı çok erdemli davranmış ama sendeki rahatlamayı yazını okurken bile anladım bu rahatlama ahmet le görüşmene onay çıkmasından kaynaklanan bir rahatlama

    ahmet'in sendeki yeri halen kor gibi sankim üflesen alevlenecek :///

    ya da yukardakilerin hiç birini yazmadım kabul et ve "bence sen yanlış anlamışsın" diyip beni rahatlat :)

    * ogaybende; yakışıklının penceresinden konuya yorum getiren blogdaş :)

    YanıtlaSil
  2. Bi,
    Şanslısın!
    Nazar değecek,eller popoya!
    Bunu unutma!

    YanıtlaSil
  3. bu blogun gerçeklikten uzak olduğunu sanırım herkes anlamıştır.iyi kurgular. ancak bu blogu her kim yazıyorsa gaylikten uzak kız çocuklarının psikolojisine daha yakın yazdığını farketmiyor sanırım. yaşanmışlıklardan çok sanki sosyolojik bir projeymişgibi bu blog.

    YanıtlaSil
  4. bu yazında yakışıklının 'senin sevdiğin insan değersiz biri olamaz 'demesi, 'ona yardım etmelisin' ya da 'ara onu' demesi ya da senin 'işte benim sevdiğim adam böyle bir adam ' demen, kısacası diyologlarınız biraz samimiyetsiz değil mi. tabi kimseye bir şey ispatlamak zorunda değilsin ama demek ki sadece bana böyle gelmiyor, üstteki yorumdan onu anladım. kurulan cümleler, birbirinize davranışlarınız fazla kusursuz, doğal değil. tüm bunlar ancak bir insanın hayalinde olabilir, gerçeklik bu kadar mükemmel değil.

    YanıtlaSil
  5. şu yapmacık demişsiniz ya dile dökülünce bu şekilde oluyor belki??

    hayır anlamış değilim çekememezlikten sanırım yazılanlar :D

    ulan iki herif mutlu mesutlar eski sevgili gündeme gelmiş ali abimde garibim kızmış etmiş ama genede yardım elini esirgememiş sevgilisine ıkına sıkıla anlatmış. sevgilisi de tabii ki sana güveniyorum demiş. aba altından biraz sopa göstermiş. kalkmışsınız buna kurgu hayal demişsiniz.

    zaten adam haftada 1 e düşürdü yazılarını sizin sayenizde hiç yazmasın o zaman. kedinin ulaşamadığı ete mındar demesine benzetirim ben bu olayı.

    ali abim sen takma bu tür şeylere vallaha. ama söyliyim çokta "bak kabul etti arıyım rahat rahat konuşayım buluşayım" deme sakın riske atma her şeyini.

    sevgiler :D

    YanıtlaSil
  6. evet hiç çekemiyorum, acayip kıskanıyorum serhat. allah aşkına söylesene yazıda ki diyalog cümlelerinin bir kitaptan, bir filmden fırlamış gibi olması hiç dikkatini çekmedi mi. hatta günümüzdeki filmler daha gerçekçi çekiliyor artık.

    herneyse ben zaten artık bu blogu izlememeye karar verdim. ayrıca biseksüel bizim yüzümüzden neden yazmayacakmış ki. yazsın. iyi yazıyor çünkü. hatta fazla iyi. belki bu eleştiriler yazılarının inandırıcılığını arttırmasına yardımcı olur, iyi olur.

    YanıtlaSil
  7. Sayın blogyazarı biseksüel (öhö öhö öhö EŞCİNSEL ağbeyciğim)...sevmekten çok sevebildiğinizi ve sevilebildiğinizi göstermeniz can sıkıcı. Aldığınız yorumlar ondan sıkıcı...

    leyla nickli zat.Katıldığım çeşitli yabancı forumlarda sen gibilere " attention whore " deniyor.Fikrinizden çok altına saklandığınız o şeyin altında yandaş bulmak ister gibisiniz.Zira o kadar saçma bir yorum yapmışsınınız ki....Allasen türkiyede millet böyle şeyleri yaşamaya hasret.Oturup hayal kurup 5-6 yılını bilgisayar başında fantezi kurarak mı geçirecek.Gidiniz ve insanların yaşadıklarını kıskanmadığınız bir HAYAT EDİNİNİZ.

    0 .otur yerine.Sınıfta kaldın.

    Sisi nickli yazar.Zamanınında bir kaç insana bu yazılanları demek istemişte ,"lan bu da çok samimiyetsiz kaçar ,demiyeyim" dediğiniz sevgililerinizin anısı sizi rahat bırakmıyor anladığım kadarıyla.Lütfen kendinizle barışınız. Televizyonun karşısında izlediği türk filmlerini hayatına uygulayamayınca etrafa b-k atan genç kız tripleri baya bir yavan.

    0 Otur yerine .Sınıfta Kaldın.

    YanıtlaSil
  8. silencedude :D bok attığımı söylemişsiniz ama sizin insanları tanımadan şahıslarına hakaret etmeniz sanırım başka şey oluyor. ayrıca siz kimsiniz. neden bu kadar saldırganca bir tutum takındınız anlamadım, yazdıklarımda neye kızdınız, neyden korktunuz ? söylediklerimin başkaları tarafından da farkedileceğinden mi.

    dikkat ederseniz ben bi'nin şahsına hiç bir şey demedim hatta kendisine ilk yorumum, yazılarını ne kadar doğal bulduğum bu yüzden çok beğendiğim yine bu yüzden takipte olduğumdu ama bu günkü dili bana aynı şeyleri hissettirmiyor. neyse herkes istediği şeyleri (yalan ya da yanlış) yazmada özgür. ama eleştirilere bu kadar tepkili olmamız gereksiz diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  9. İn ve ya cin bir zatım ...Vicdanımın sesi deyin , korkak bir çocuk deyin, gerekirse " salla bunu da be " deyin.Benim için önemi yok sayın Sisi...Size saldırmadım .Naçizane bir tespitte bulundum.B-k atmak için bu, cidden blog adı kadar karmaşık düşünceleri olan EŞ' aağabeyimin kişiliğini tanımanıza gerek olmadığı gibi benimde sizin yaptığınızın b-k atmak olduğunu anlamam için zatınızı tanımama gerek yok.Fikirlerimiz kadar varız zaten bu online hayatta.

    YanıtlaSil
  10. hmm anladım. sizinki bir tespit ama benimki bok atmak. tamam sorun değil siz nasıl düşünmek istiyorsanız.

    YanıtlaSil
  11. söylediklerinizi sadece eleştiriolarakkabul ediyoprum.hazımsızlığagerek yok. yazılan yada yapılan herşey eleştiriye açıktır.kişiler her durum karşısında diğerleriyle aynı fikirde olmayabilir. size sempatik gelen bir diğerine kurgu, yapmacık gelebilir. bir kadın heleki mutlu bir kadın kendisiyle hiçbir paralelliğiolmayan gay bir erkeği kıskanmaz. bu sadece bir insanın diğerini eleştirdğibir yorumudur. alinin blogunun en büyük handikapı okurlarının çoğunun gereksiz bir sahiplenme ve savunma mekanizması geleştirmiş olması. bu Alinin diğer okurlarıyla iletişiminin önüne geçiyor. gereksiz polemikler, laf dalaşı hoş değil. Burada yaptığım yorumlar ve eleştiriler blog sahibinedir.HAriçten gazel okumanıza gerek yok. Blogla forumları karıştırmayın lütfen.

    YanıtlaSil
  12. @biseksüel: gelelim sana:
    sen ateşle oynuyosun bak, coach dediydi dersin sonra! tanrı kraliçeyi korusun (aynı anda yaklaşık 21 parmağımla bulduğum her bir tahtaya tıktıklıyorum) bitti diye gelirsen okkalı bir tokatı hak etmiş olcaksın ve bunu yaklaşık 40 yaşına (50miydi yoksa?) bakmadan ben atıcam. Bunu da söylemedi deme.
    ayh! senin yüzünden başım çatlıyor!

    gelelim sisi ve leyla hanımlara. (minik koş. kavga var :))
    baya güzel fikirleriniz var, sosyolojik projeler filan. oturup bi yenisini de kendiniz üretmeye ne dersiniz? ciddi söylüyorum bunu ben.





    binnnnnlerce kez söyledim, yine söylüyorum ve bloglar hakkında konuşuyorum, takip etmeyi bırakacaksanız bırakın ve gidin. yok okumıcam da takip etmiycem de. arkanızdan konuşturacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz bebeklerim. niye mi direk isimi vererek yazdım; çünkü burayı okuyorsunuz, biliyorum ve bana da yanıt verdiğinizi sanacaksınız.



    minik; gelirken doritos alaturca ile kola da ayol.

    YanıtlaSil
  13. eee okumasamnasıl tespitte bulunabilir.ağız dalaşına girme taraftarı değilimdir. ayar verme sevdasında hiç değilim.

    YanıtlaSil
  14. görüşlerinizi neden kabul ettirme gibi bir çaba içine girdiniz? bir kere dile getirmeniz yeterliydi oysa illaha ısrarla bütün yorumlara cevap vermeniz nedendir "sisi ve leyla?" harbi uzatarak ne elde edilir?

    başkası "aaa evet haklısın ali düşünüp kurgulayıp yazıyor" diyecek sanıyorsanız eğer bence boş bu düşünce. buraya isteyen istediğini yazar. unutuluyor ama o buraya deneyimlerini ve yaşadıklarının minicik bir kısmını aktarıyor. küçücük bir anı defteri gibi düşünün. 6 kelimeye yazılan bir öykü yada kurgu değil.

    cevap vermeye bile gerek yok. konu burada kimin kurgu yazdığı yada hayal ürünü olduğu değil konu burada ali abinin yazdığı şey.

    YanıtlaSil
  15. tuhaf olan şey sudurki başkalarını eleştirdiğinizkonuları kendinizin tuhaf bir çaba içinde olmanız. Siz neden durumdan vazife çıkaracak cengaver edasıyla savunmaya geçiyorsunuz. Daha öncede söyledim Ali'nin blogdaki en büyük handikapı okuyucularının gereksiz bir panikle savunma mekanizmalarını çalıştırıp ali adına savunmaya geçmeleri. Aliyorumlarına cevap vermenin çok üstünde yeterliliğe sahip biri oysa. Çocukça savunmalara gerek yok. Ben kendi fikrimi söyledim doğru yada yanlıştır. Tıpkı sizinki gibi.

    YanıtlaSil
  16. o gay ben de, ya üflenince alevlenecek durumda olması için eskisinden daha yoğun hisler yaşıyor olmama gerekirdi. evet, yaşanmamış yarım kalmış bir hikayenin devamı nasıl olurdu gibi bi soru herkesi cezbeder. ama cidden ben şuanki mutluluğumu hiçbişeye değişmem. hiçbişeye.

    üsturupsuz yazar, öyleyim daha doğrusu öyleyiz. ve bunun da farkındayız. arada diyoruz "ne kadar şanslıyız karşılaştığımız için" gibisinden :)

    YanıtlaSil
  17. leyla, fikrini çürütme çabası içinde olmayacağım. eğer o şekilde okumak daha anlamlı ve mantıklı geliyorsa tabiki öyle oku diyebilirim. ama sosyolojik düzeyde büyük çabalarım yok bu blogta, bilmeni isterim :)

    sisi, samimiyetsiz görünmesi belki de doğal. dialogların çok sıradan laflarını yazarak yazıları uzatmak ve hisleri yada yaşananları sıradan göstermekten çekiniyor da olabilirim. yoksa her ilişki de kusurlar olur, boş laflar döner.

    serhat, ortada kıskançlık olduğunu hiç düşünmedim ben aslında. ya bunu kurgu olarak da görebilir insanlar. bu da çok doğal. onun dışında dediğin riski ben de düşündüm. komik ama ben hala ahmet'i aramadım. sebebini bilahare yazarım.

    YanıtlaSil
  18. silencedude, biraz sert olmuş söylemler. ama bi noktaya güzel deyinmişin. hani onca yoğunluk arasında blog yazmaya çalışıyorum. aslında paylaşmamak da bir tercih. paylaşmak da. sonuçta bi beklentim yok, buradan kimseyle bişey yaşamadım, kanserim diye para da toplamadım yada benzer bişey yok. tamamen günlük tutup sonraki zamanlarda kendimi görmek ve belki başkalarının nasıl gördüğünü de görmek.

    x-coach, asıl bişeyleri görmezden gelmek ateş olup düşüyor yüreğime. bi tarafta bi zaman hayatımı üzerine kurmak istediğim insan acı çekerken yüzümü tamamen ondan dönmek bana yapılanların aynısını ona yapmak olmaz mı. ama zaten sınırımı da söylüyorum. ona da kendime de defalarca söylüyorum. ilişkime aşkıma en ufak bir zarar gelmeyecek.
    minik'i de boşyere çağırma, kavga yok. güzel güzel tartışıyoruz benim samimiyetimi ve gerçekliğimi. o zaten çağırsan da gelemez, ya alışveriştedir, ya da ada'yı allayıp pulluyordur :)

    YanıtlaSil
  19. ay.
    içim şişti. bişey yazmıcam.
    yazsam da dinlemiyosun...

    YanıtlaSil
  20. ooo ortam şahaneymiş kaçırmışım eheheh

    YanıtlaSil
  21. x-coach, ya aslında dinliyorum söylediğin bazı şeyleri. ama uygulamak olayın ayrı boyutu.

    neyfa, evet kaçırdın. arada oluyor böyle cümbür cemaat tartışmalar.

    YanıtlaSil