beni affedin bu yazı size vıcık vıcık gelebilir ama yazmak istiyorum. itiraf edeyim hem ona karşı içimdeki hislerimi söyleyip eskitmemek için dizginliyorum, hem de bu sitedeki üsturuplu görüntümü bozmamak için biraz kasıyorum. bu yazı dizginlediklerimin ve kastıklarımın bi patlaması olsun.

konu ne demeyin şimdi bana. konu sevgi işte, sevmek, yani benim için ahmet.
aylardır bana ne oldu, valla anlamadım. bak şimdi yazacaklarımdan dolayı bile gözlerim doluyor. adını anmak, onu hatırlamak, onu düşünmek, onu yazmak, yüzünü gözümün önüne getirmek kendimden geçmek için yetiyor bana. böyle içim garip oluyor, gögüs kafesim dışarı çıkacak gibi büyüyor büyüyor küçülüyor. hayalimde onu görmek için gözümü kapatıyorum zaman zaman. onu her gördüğümde bana gülümsüyor. dokunmak istiyorum ona, sarılmak. dokunmak. sarılmak. hergün hergece dokunmak ve sarılmak. onu bi sigara gibi en içime çekmek ve orada saklamak istiyorum. öylesine mutluyum, öylesine huzurluyumki hayatımda olduğu için, onun dudaklarında son nefesimi versem gam yemem inanın. sanki ona sarılırken dünyadaki diğer ne varsa unutuyorum. içime sığmıyor sevgim. taşıyor. bedenim de kalbim de yetmiyor artık bu sevgiyi taşımaya. bazen abarttığımı düşünüyorum, daha kontrollü olmalıyım diyorum ama elimde değilki bu durum. ben hayatımda gerçekten hiç böyle olmadım, hiç kimseyle bu kadar mutlu olamadım. hiç kimseye bu kadar güvenmedim, bağlanmadım. hiç kimseyi bu denli sevmedim ve sevilmedim.
şimdi arasa beni "gel" dese, hayatımı ona adarım. lanet olsun kariyerine, parasına, malına, mülküne hatta istanbul'una. ardıma bakmadan giderim valla. istesin bi iş bulur ankara'ya da yerleşirim, dünyanın bi ucuna da. onu ve ailesini üzmemek kaydıyla her şeyi yaparım. hatta istesin evlenirim bile. gülmeyin bana lütfen. o istesin inanın yaparım. yeterki o yanımda olsun, tüm dünyayı bile karşıma alırım. herkese bi cevabım olur "seviyorum ulan, var mı bu hayatta bundan ötesi" diye.
kafayı yiyeceğim artık düşünmekten bazı şeyleri. o iradeli kişilik içinde ezilmekten yoruldum. yerimde durmak ve onun küçük adımlarını atmasını beklemek beni çıldırtıyor. oysa ben bedenimle ruhumla herşeyimle onunla olmak istiyorum, ona koşmak istiyorum. ama onu ürkütmeyeceğim diye bana dokunmak isteyeceği anı, hayatında ilk defa birine dokunacak biri gibi heyecanla ve özlemle sessizce bekliyorum.
tanrım sen bana akıl fikir ver. ellerim titriyor şuan, bedenim titriyor. belki öleceğim biraz sonra. ama ben ölümden de korkmuyorum artık.
içimdeki bu hisler ölümün acısını bile yokeder.
hem tanrım farkettim ki artık seni de daha çok seviyorum. bana sevmeyi sevilmeyi öğreten bir melek yolladığın için durmadan teşekkür ediyorum.