6 Mart 2011 Pazar

lanet blogger ve karmaşık ahmet


blogger'daki digiturk yasağı nedeniyle siteye ve blogger'a bi girebiliyorum bi giremiyorum. sorundan ötürü insanın yazası da gelmiyor. hatta akşam girdim tam yazmıştım yazımı, yolluyordum ki blogger yine yasaklı hale geldi. anlamadım gitti. şimdi açılmış. yok blogger.com kapalı iken blogspot açılıyor. bu nasıl yasaktır cidden kafam karıştı :)

aslında epey karmaşık günler geçiriyorum, tam buraya döküp rahatlamalık. gerçi karmaşa benden ötürü yada daha doğrusu benim içimde değil.

öncelikle yakışıklının geçen gün yaşadığı sinir krizleri, yine kendi yöntemleriyle sonuca bağlandı. ama bi konusa obsesif olabildiğini ve o anlarda hiçbir eleştiriyi ciddiye almadığını görmek beni üzdü ve biraz da korkuttu. gerçi benim de öyle zamanlarım olmuyor değil ama onu bu kadar üzecek bi konuyu ona yansıtmam herhalde.

diğer karmaşık insan ise ahmet. nişanlısı ile ilgili sorunlar nedeniyle haftasonu için istanbul'a davet etmiştim. bana bişey demeyince gelmeyecek diye düşündüm ama dün aradı öğle sıralarında. o sırada da yakışıklıyla evde kahvaltı hazırlıyoruz. kıllanacağını bilsem de telefon için yanından uzaklaştım. istanbul'da olduğunu söyledi ahmet, müsaitsem görüşmek istediğini. biraz şaşırdım tabii, sonuçta eve gel diyemezdim. "tamam olur, ama bi misafirim var, duruma göre bi saate kadar arasam olur mu" diye sordum. "olur, bekliyorum" dedi. tam kapatacakken "o mu?" diye sordu. "anlamadım" dedim biraz da aklıma gelen ilk şey olmasın umidiyle. "o mu misafirin. yakışıklı mı" diye sordu. "evet" dedim. "tamam" dedi sessizce. ben bişey diyemedim. "görüşürüz" deyip geçtim sevgilimin yanına. yakışıklıya nerdeyse hiç yalan söylemedim bugüne kadar, sadece bazı gerçekleri gizledim. bu pek yalan sayılmazdı ama dün ilk defa net bi yalan söyledim. kuzenim biraz eşiyle sıkıntılı, gidip bi ziyaret edeyim dedim evden çıkmak bahanesiyle. o da "ben de bi eve gidip geleyim, anneme babama görüneyim" dedi. çıktık birlikte onu bırakıp ben geçtim yakışıklının dayısının evinin o tarafa. varınca tekrar aradım "kapıdayım" demek için.

ben görünce sarıldı sıkıca. sonra geçtik bi yere, oturduk. o konuştu ben dinledim daha çok. anlattıklarından anladığım kadarıyla kız evlilik sürecinde biraz sıkıntılı ve bunu da herkese yayabiliyor. bi de ahmet anlatırken farkettim, kızı gerçekten seviyor. yine de evlilik gibi ciddi bi karar iki taraflı alttan alma ve iki taraflı denk sevgi gerektiriyor bence. fikrimi söyledim ortalığı daha da karıştırmayacak cümlelerle. sonra da eve döndüm. yakışıklı benden önce gelmişti. artık onun da anahtarı var. bi sonraki gün tekrar görüştük ahmet'le ve bu defa yakışıklı hissetti bişeyleri ondan gizlediğimi. garip ama üstelemiyor bile. ne güzel. neyfa'nın tarif ettiği cennetlik adamla birliktemiyim yoksa :) adam cennetlik mi bilmem ama ben cennette gibiyim. :)

3 yorum:

  1. dns ayarlarını kullanın :) 8.8.8.8

    YanıtlaSil
  2. o iş olmaaaaaaaaaaaaaz.
    bi daha yapma bence. gerek yok öyle gizli gizli buluşmalara filan. net ol ilişkilerinde. 40'ından sonra bunu ben söylemeyeyim diyorum ama söyletiyosun inatla.
    bak (burada parmağımı gözüne gözüne sallıyorum), bence Ahmet'in telefonunu bile sil. Kaybettiği şeyi bir başkası buldu ve değere bindin (bu bitarafının kalkacağı anlamına gelmesin), hepsi bu. lütfen dediklerimi dikkate al ve söylediklerime kulak ver. Senin ve ilişkinin sağlıklı bir biçimde sürmesi için söylüyorum bunları ben.

    YanıtlaSil
  3. arada bir ses verin! hepiniz sustunuz!

    YanıtlaSil